sigorta sorgulama ve balkanlar konumuzu

sigorta sorgulama ve balkanlar konumuzu

 Tabiî ki küçük köylü sınıfının da ortadan kalkışı vergi gelirlerinin de azalması manasına gelmekteydi. Bizans çareyi vergi miktarını acımasızca arttırmakta buldu. 11. Basileos döneminde alınan Balkan topraklarında verginin aynî olarak ödenmesi uygulamasına son verilerek nakdî vergi sistemine geçilir. Bu topraklarda uygulanan dinî bir imtiyazla Ohri Başpiskoposluğuna getirilen Slav asıllı loannes’in yerine İstanbul’dan Grek asıllı Leon 1037 yılında tayin edilir. Ekonomik ve dinî imtiyazlarını yitiren Balkanlardaki Slav grupları Bizans’a karşı isyan ederler. Zeta bölgesindeki Sırpların vassal lideri Stefan Voyislav da Bizans hakimiyetini reddeder. 1041 yılında üzerine gönderilen Bizans askeri birliklerini yenerek tekrar Balkanlarda bağımsız bir Slav devletinin oluşumunun da önünü açar.
Küçük arazi sahiplerinin sayısı gittikçe azalırken büyük arazi sahiplerinin hem sayısı hem de mülklerinin miktarı her geçen gün hızla artar. Bununla da yetinmeyen büyük arazi sahipleri Bizans’ta ekskusseia olarak da adlandırılan ve vergi muafiyeti manasına gelen immunitias uygulamasından sıklıkla yararlanırlar. Ekonomik muafiyet arkasından adlî alanda bazı imtiyazların elde edilmesini getirir. Bu ortam çoğu zaman askeri hizmetleri kapsayan bazı sorumlulukların yerine getirmesi karşılığında Bizans Devleti’nde yer alan ileri gelenlere bütün gelirleriyle arazinin verilmesi demek olan pronoia sistemini XI. yüzyılın ortasından itibaren başlatır. Pronoia uygulamasını merkezi iktidarın bazı bölgelerdeki gelirlerini iltizama verme uygulaması takip eder. Mültezimler uygulamalarıyla halkın vergi yükünü arttırırken devlete ödemeleri gereken vergileri de azaltırlar. Böylece sosyal hayatta huzursuzluk artarken devlet gelirlerinde azalma görülür. Avrupa ve Asya’da yedi asırdan beri en sağlam ödeme aracı olarak kabul edilen ve bu dönem içinde çok az değer kaybına uğrayan Bizans parası nomisma güvenirliliği 3dtirir. Bu olaylar, askeri sistemi de etkiler. Merkezi memurlar iktidarı taşrada askeri aristokrasinin gücünü azaltmak için ordunun miktarını bilinçli bir şekilde küçültür. Thema sisteminde şekillenen ordu varlığını yitirir. Bunun sonucu olarak yerli asker sayısı gittikçe azalırken ücretli askerden oluşan ordu tekrar önem kazanır. Normanlar bu dönemde Bizans ordusunun en değerli unsurları haline gelirler. Onları Anglosakson, Peçenek, Türk, Slav, Gürcü, Fransız ve Alman asıllı askerler takip eder. Bu askerler yerli halktan barınma ve yiyecek isteme hakkına sahiptirler ve bu hak çeşitli zorbalıkların ortaya çıkmasına neden olur. Bunların sayısı o kadar fazla artar ki, yüzyıllardan beri uygulanan paralı asker sayısının yerli birlikleri aşmaması kuralına riayet edilmez. XII. yüzyılın başından itibaren ordunun en yüksek komuta mevkilerine yabancı askerlerin
1 getirilmeme kuralına da son verilir.
ta geçmesiyle Bizans’ta son otuz yıldır devam eden anarşi dönemi deso; lur. Topraklı askeri aristokrasi, İstanbul'daki sivil memurlar iktidanıU| verir. Dukas, Angelos, Paloelogos ve Kantakuzenos gibi aileler, Koiik]^ hanedanının iktidarına destek verirler. 1180 yılına kadar yaklaşık yüzyı|| recek olan Komnenos hanedanının iktidarında Bizans aynı anda Normanlar, Macarlar ve Peçeneklerle savaşmak zorunda kalır. Bizans Oj; Normanlar Avrupa eyaletlerini işgal edince Selçuklu Türkleriyle barışinuj Aleksios Komnenos, Normanlarm lideri Roberto Guiscardo'ya karşı parala lığında Alman imparatoru IV. Heinrich’in desteğini alır. Normanlarm düşa Venediklilerle ittifak yapar. Bizans yönetimi altındaki Trakya, Makedoniü Teselya themalarından topladığı askerlerle Normanları durdurmayaçalışır.1! yılında Aleksios Komnenos, Roberto Guiscardo'nun ölümü üzerine Normali: eline geçen eski Bizans topraklarını ve adalarını geri alır.
Ancak Balkanlarda, Bulgarlar arasında Pavlikyanlığm bir tür takipçisi! Bogomillik öğretisi yayılmaya başlar. Bu hareketin yayılmasında nakit oIî, aşın derecede alınan vergiler önemli rol oynar. Filibe şehri, bogomil tıa» tinin merkezi haline gelir ve Bizans’a karşı düzenlenen her isyana BogoiıJ katılır. Bizans baskısına karşı Bogomil Dobromir öncülüğündeki Bogoıl Peçeneklerle işbirliği yaparak Bizans’a karşı birlikte mücadele ederler,!' yılında Bizans birlikleri Peçeneklere yenilir. Tuna Bulgaristan’ı bağımsızlılı yeniden kavuşur. Peçenekler daha sonra Bogomillerin çağrısı üzerine F# alırlar ve Trakya'da Meriç ovasına yerleşirler. Peçeneklerin bu hareketiniBI diğer bir Türk boyu olan Kumanlan (Kıpçakları) kullanarak önler. 1091!^ 4a Bizans'ın müttefiki Kumanlar Peçenekleri yok ederler ve az sayıdasağl^ , ..^Geçenekleri de Yukarıda Makedonya bölgesine yerleştirirler.
:v;..
Bu dönemde görülen diğer bir önemli olay ise Haçlı seferlerinin başlamasıdır. 1097 yılında Batı Anadolu'da Selçuklu Türklerinin eline geçmiş pek çok toprak Bizans tarafından geri alınır. II. loannes Komnenos [1118-1143), babası Aleksios'un Venediklilere verdiği ticari imtiyazları iptal etme çabası, her seferinde Ege Denizi kıyılarına ve adalarına Venedik saldırılarıyla sonuçsuz kalır. Hatta Bizans’a ait Kefalonya adası zapt edilince eski bütün imtiyazları loannes tekrar Venedik’e vermek zorunda kalır. Ardılı I. Manuel Komnenos [1143-1180) ise İtalya'da tekrar Bizans hakimiyeti kurmayı hayal eder. Manuel, Batı Avrupa'nın şövalyelik anlayışına hayran olduğu için ordusunu çok sayıda Latin askerleriyle doldurur. Buna karşılık II. Haçlı seferi sırasında Sicilya Kralı Ruggero, Bizans topraklarına saldırmaktan çekinmez. Sicilya Normanlarma karşı Manuel, Alman İmparatoru III. Konrad ile ittifak antlaşması imzalar. Sicilya Normanları Korfu'yu bir baskınla ele geçirirler. Eğriboz Adasını ve Atiki bölgesini yağmalarlar. İpek üretimi ile meşhur Teba’yı yağmalarlar ve buradaki ipekli kumaş üretimindeki ustaları Sicilya’ya götürürler. Mora'nm kapısı Korintos şehri de aynı akıbeti yaşar. Ancak Bizans bu şehirleri kısa bir süre içerisinde geri almayı başarır. 1149 yılında da Korfu adası tekrar Bizans hakimiyetine girer. Karşı saldırıya geçen Bizans 1151 yılında Ankona'yı işgal eder. 1158 yılında ise Normanlar, Bizansa karşı askeri üstünlük sağlarlar ve Bizansla barış imzalanır. Kuzeyde ise Macarlara karşı Manuel savaş açar. Gerekçe olarak da Macarların Sırpların ayrılıkçı hareketlerini desteklemesini gösterir. 1165 yılında Macaristan Dalmaçya’sını ele geçirir ve Macar Kralı III. Bela [1173-1196) döneminde bu ülke Bizans’ın siyasal vesayeti altına girer. Ancak Manuel’in yürüttüğü bu faaliyetlerin asıl amacı Justinianus dönemindeki gibi İtalya'da Bizans hakimiyetini kurmaktı. Fakat bu tamamen bir hayalden ibaretti. Bizans’ın İtalya'da hakimiyet kurması değil, gelecek 24 yılda ise, karışıklıklar içine daha fazla düşen Bizans İmparatorluğu’nun 1204 tarihinde Haçlı seferiyle işgali söz konusu olacaktır.
Dördüncü Haçlı Seferlerini yaratan şartları açıklamak, bir bakıma, Bizans İmparatorluğu nun Balkan devletleri ve Batı ile olan münasebetlerine değinmektir. Komnenos hanedanının son imparatoru, Karadeniz bölgesinde valilikte bulunan müteveffa imparator Manuel’in amcaoğullarmdan biri olan Androni-kos Komnenos’tu. Andronikos, yerel aristokrasi düşmanı ve batıya yaklaşma politikasının aleyhtarı idi. 1182 ilkbaharında İstanbul'a geldi ve batılıların evlerine saldırarak Latinlere karşı korkunç bir katliam gerçekleştirdi. Andronikos, devlet yönetimini düzeltebilmek için asalet sınıfına karşı çok şiddetli tedbirler aldı. Bu tedbirler imparatorluğu iç ve dış savaşa sürükledi.
Batıya karşı Latin aleyhtarı politikalar, Bizans'a yönelik düşmanlığı arttırdı. 1183 yılında Macarlar ve Sırplar, Bizans’a savaş açtılar. 1185 yılının Haziran ayında denizden gelen Normanlar, Draç’a [Dyrrhakhion) saldırdılar ve şehri aldılar. Aynı şekilde Korfu, Kefalonion ve Zakynthos Adalarını zapt ettiler.sigorta sorgulama