sigorta sorgulama ve balkanlar konu

sigorta sorgulama ve balkanlar konu

Kumanlar’ın bir kısmı Macaristan’a, bir kısmı Moldovya’ya bir kısmı da Bulgaristan’a gitmiştir. Macaristan’a gidenler Macar Kralı II. Stefan (Istvan) tarafından kabul edilmiştir. "Rex Cumanie" ünvanmı da alan Kral IV. Bela (1235-1270)’nın iktidarında başka Kumanlar’da gelerek Macaristan'a sığınmışlardır.
Kral, Kuman başbuğunu çevresi ile Peşte’ye yerleştirirken gelen diğer Kumanlar’ı da Macar topraklarında çeşitli yerlere yerleştirmiştir. Yine 1239’da Moğol yenilgisinden sonra başbuğ Köten idâresinde 40.000 kişilik bir Kuman grubunun Macaristan’a geldiğini görüyoruz. Bunlar Tuna-Tisa arasına yerleştirilmişlerdir. Nitekim buradaki yer adlan onların hatıralarıdır (Kis-Kunsag, Nagy-Kunsag : Küçük ve Büyük Kumanlar gibi) Buraya gelenlerin hepsi Hıristiyanlığı kabul ederek Katolik mezhebine girmişlerdir. Yine Köten’in kızı Macar veliahtı İstvan (V.Stephan)’la evlenmiştir. Moldovya’ya başbuğları Soruç’un (Burç, Borz) idâresinde giden 15.000 kadar Kuman’ı Gran başpiskoposu Robert vaftiz etmiş ve bu Moğol istilâsı sırasında
leşi hariç diğerleri buna olumlu bakarak geri dönmüşlerdir. IV. Bela Kum^ kendine bağlamak düşüncesi ile oğlu V. Etien (1270-1272)’i Kuman Han'ı; ile evlendirmiştir. Böylece Macaristan’da oldukça fazla bir Kıpçak nüfusu, muştur. Özellikle XIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren KıpçaklarMacaristj büyük askerî güç haline gelmişlerdir. Hıristiyanlaşmaya başladıklarıXlltjj dan XVI. yüzyıla kadar Macaristan’da ayrı bir varlık olarak varlıklanm^ ettirmişlerse de XVI.yüzyıldan itibaren tarihleri Macar tarihine kanşmıjtıı
II. İvan Asen’in ölümünden sonra Bulgar Çarlığı eski gücünü kaybe^ Altın-Ordu’ya bağlı hale gelmiştir. Kumanlar özellikle Kuman asıllı l Terter (1280-1292)’in yönetimi devrinde Bulgar Devleti’nin işlerinde İş rol oynamaya başlamışlardır. Sadece askerî bir kuvvet olarak değil yöK de de önemli mevkilere getirilmişlerdir. Terter, Bizans’ın etkisine son ves Moğollar’ın üstünlüğünü kabul etmiş ve kendisini o dönemde Altın-Orin batısında bulunan Nogay Han’a dayanmıştı zira bu sırlar Bulgaristan'ınp hakimi Nogay Han'dı.
Terter sülâlesi 1323 yılına kadar iktidarda kalmıştır. Bu tarihten itilıı ise Bulgar tahtında yine Kuman aslından gelen Şişman sülâlesi hûkûıtl müştür. Mikhail Şişman Vidin şehrinin beyi olduğu bu sırada Terter’into Eltimirde, Güney Bulgaristan'da Kızanlık bölgesinde hakimiyet sürüyoıduf XIV. yüzyılda daha öncede belirttiğimiz gibi diğer bir Kuman komutanı» Balik’da Dobruca’da hakimiyet kurmuştur. 1393 yılında bölgede OsmanlıK miyeti kurulmuş, II. Bulgar Krallığı sona ermiş ve böylece de Bulgaristan* Kuman-Kıpçak hakimiyeti bitmiştir. Ancak Kuman torunları zaman ifnt^ de Bulgarlaşmışlardır. Bu yüzdendir ki OsmanlIlar Balkanlar'a geldikl»'' Türkçe konuşan Peçenek, Uz ve Kumanlar'm torunlarından oluşan kiti^ karşılaşmışlardır. Yine Evliya Çelebi XVII. yüzyılda Kuzeydoğu Bulgartopıs**'
nı Uz Eyaleti olarak değerlendirmiş ve yerli Türk halkına özelliklerinden dolayı “Çitak’ lakabını vermiştir.
Kuman-Kıpçaklar’m yerleşip devlet kurdukları topraklardan biri de hiç şüphesiz bugünkü Romanya’dır. Menşeleri hakkında hâlâ net bir bilginin bulunmadığı Balkanlar’ın en karışık kavmini oluşturan Romenler'in toprakları Hunlar’dan itibaren Türk kavimlerinin ülkesi olmuştur. Romenler değişik dönemlerde Türkler’le ilişkiler kurmuşlardır. Bu ilişkiler 1X.-X111. yüzyıllarda Moldovya, Eflak, Transilvanya (Erdel) ve Dobruca’da kurulmuştur. Romen kaynaklarına göre Peçenekler Moldovya'nm güneyine IX. yüzyıl sonu ile X. yüzyıl başında gelmişlerdir. Romanya topraklarına ilk yerleşenler ise hiç kuşkusuz yukarıda da belirttiğimiz gibi Peçenekler olmuşlardır. Peçenekler 1036-1048 yılları arasında Moldovya’nm kuzey kısmına yayılarak Eflak’a ancak 976-1000 yılları arasında girmişlerdir. Yine bu sırada Tuna nehrinin güneyine de yayılmışlardır. Peçenek ve Uzlar’dan sonra bu bölgeyi ele geçirerek Dobruca’nın güneyine, Karadeniz bölgesine ve Deliorman taraflarına kadar gelmişlerdir. Kıpçaklar’ın Karpat-Tuna bölgesindeki hakimiyeti Moğol istilâsına kadar (1241) yaklaşık iki asır sürmüştür. Ancak Dobruca’da yaşayan Kumanlar’m dışında burada yaşayan Kumanlar hepsi diğer Türk kavimlerinin aksine hakimiyetlerinin sonuna doğru kitleler halinde Hıristiyan olmuşlardır.
Kumanlar’ın yaşadıkları bu coğrafya yukarıda da belirttiğimiz gibi o dönemlerde "Kumanla" olarak adlandırılmıştır. Ayrıca Romen devletinin teşekkülünde Türkler’in büyük rolü olduğunu Romen şahıs isimleri de açıklamaktadır. Nitekim Romen devletini kuran kişi bir Kuman’dı. Moğol istilâsından sonra bugünkü Romanya topraklarında Romenler sayıca Kumanlar’dan daha az idiler. 1330’da Basaraba [basmak fiilinden basar + aba; apa, Türkçe unvan eki ile yapılan adlar Oğuzlar’da [Ay-aba, Boz-aba) ve Kıpçak-Kuman çevrelerinde (Altın-aba, Arslan-aba vb. yaygındır) adında bir Romen prensi çıkarak siyasî ve askerî başarılar elde etmiştir. Basaraba Romen Hükümdar sülâlesinin ilk kurucusu olarak kabul edilmiştir. "Basaraba"nm Kıpçak Toktemir Han'm oğlu olduğu veya Türk veya da Türkleşmiş bir Moğol olduğunu ileri sürenler vardır. Basaraba ismi o dönemde Türk bölgelerine ve bilhassa da Altm-Ordu’ya en çok verilen isimlerden biri idi. Nitekim bugün Romanya’nın kuzey bölgesi Basarabya adını taşır. Ayrıca bugün Romanya’da, açık sarı saçları ve mavi gözleri ile etraftaki topluluklardan ayrılan Çangolar’m da Kumanlar’dan geldikleri ileri sürülmektedir.
XIV. yüzyılın ilk yarısında yani 1346 yılında da Bizans İmparatoriçesi Anna, Bizans’ın ve Bulgarlar’ın zayıf düştüğü bir dönemde Aşağı Tuna bölgesinin yerel komutanlarından Balik (Balık)’a müracaat etmiştir. Balik’in oğlu Dobrotiç (Dobruca buradan gelmektedir) 1354’den itibaren daha sonra kendi adıyla anılan bölgenin 1385 yılına kadar hakimi olarak Balkanlar’da ve Karadeniz’de önemli siyasî roller üstlenmiştir. Dobruca Devieti’nin Dobrotiç’in oğlu İvanko
zamanında (Bakır paraları ele geçmiştir) yani XIV. asrın sonları Romen hakimiyeti altına girdiği tahmin edilse de topraklan Devleti'ne geçmiştir
XV-XV1. yüzyıllardaki Romen devlet büyüklerinin halis Türkç
ünde Kıpçak varlığını açıkça ortaya koymaktadır. Yine Romanya'da |j. yer adlarının (Teleorman, Arges, Baragan, Cumana, Peçineaga vb,] rin hatıralarıdır. Yine bugün gerek Bulgaristan'da gerekse Makedonya'^^ çok yer adları bize bir dönem buralarda Kumanlar'ın yaşadıklarını aç)|((j koymaktadır. Mesela Kumançevo, Koman, Kumanitsa, Kumanovogibi,
Bugün Dobruca ve Deli-Orman bölgelerinde yaşayanlar Kıpçaklari|(,^ dan önce bu bölgeye gelen Peçenekler ve Osmanh hakimiyeti ile buraya^j^ rilen Anadolu Türkleri tamamen karışmışlardır.
Kumanlar'dan yine bir grup Peçenekler’in yardımı ile 1304'ten iij^ Rodoplar, Batı Trakya, Pirin ve Vardar Makedonya'sını hakimiyetleri alin mışlardır. Günümüzde burada yaşayan Türk unsurlar bu Kumanlar’ın toı-, rıdırlar. Yine Kosova'dan başka Arnavutluk'ta, Makedonya’da, Yunanisiî Bulgaristan’da, Karadağ’da, Sırbistan'da ve Bosna-Hersek’te kısacası Balkanlar'da bu unsurlara rastlamamız mümkündür. Kuman dilinin enj him hatırası 1303 yılında Kırım’da İtalyan, Alman misyoner-tacirlertarsiî hazırlanan ve “Codex Cumanicus" adı ile bilinen Kumanca-Latince-Farsp Kumanca-Almanca sözlük ve gramer kitabıdır. Bu eser Kumanlar’ın Hırisl|j devri ile ilgili olmakla beraber, Türk dilinin seçkin yadigârlarından biri4 kabul edilmektedir.
Netice olarak şunu söyleyebiliriz Türkler Balkanlar'm en eski milletleıiıi biridirler. Yukarıda açıkladığımız tarihi sürecin dışında bu topraklardajı yan eski Türk boylarının yeni şehirler kurmalarının yanında (Kumanova^ Balkan yarımadasının topografisinin yani nehir, göl, dağ, köy, şehir gibilj yer adlarının Türkçeleşmiş olması da bu görüşümüzü desteklemektedir.Ms "Balkan" kelimesinin Türkçe’de "Dağlar" anlamını taşıması; Axios nehriniM mn Vardar; Lihnidos gölünün adının Ohri; Skardos dağının adının Şardağd® vs. bile bu eskiliği gözler önüne sermektedir.sigorta sorgulama