sigorta sorgulama ve balkanlar bilgiler

sigorta sorgulama ve balkanlar bilgiler

 boyunda ve Kafkaslar’da varlıklarını devam ettirmişlerdir. Kuma Gürcistan’a gittikleri için Aşağı Don boyunu tamamen, Kuban men boşaltmışlardır. Kırım yarımadasında kalanlar ise şehirlereyeriej^^ ret hayatına atılmışlar, hatta bazı küçük kasabalar dahi kurmuşlardır, *
Kumanlar yukarıda da belirttiğimiz gibi Rus knezleri tarafındanara^ iç mücadelelerde daima yardıma çağrılmışlardır. Nitekim 1203’debera^ işgal etmişlerdir. Yine 1219'da Ruslarla birlikte, kısa bir müddet için^^ Macarlar’dan almışlardır. Ancak XII.yüzyılın ilk yarısında itibaren Kııuj, eski güçlerinde olmadıklarını görüyoruz. Mesela Kırım'daki Karadeni; büyük ticaret merkezi olan Suğdak şehri Anadolu Selçuklular’! tarafindu tedildiğinde (1221) şehri geri almak için Rus ve Kuman kuvvetleri birl^ harekete geçmişlerse de Selçuklu müdafaası karşısında birşey yapamamış!;
Kuman-Rus askerî işbirliği Moğol istilâsı sırasında da devam etmiştir.^; bu işbirliği 1223 yılında Cebe-Noyan ile fîatur komutasındakiildiı,
tümeni karşısında mağlup olmaktan kurtulmalarım sağlayamamıştır(ftit vo^/). Cengiz’in torunu Batu Han idâresinde başlanan batı seferinin ilkhedefe Bulgarlar’ı teşkil etmiştir. 1237 yılında Batu Han'ın kuvvetleri İtil Bulgarülls yakıp-yıktıktan sonra Rus knezliklerinin topraklarına girmişler ve çoklaş sürede Rus şehirlerini almışlar, Rus knezlerinin askerî güçlerini yok etmişle: 1238’de Rusya’nın kuzey kısmı tamamen Moğollar’ın eline geçmiştir,Kıiî Moğollar karşısında tutunamamışlar ve Don-Doneç havzasında bulunanla^ Köten (Kotyan) kumandasındaki kuvvetler dağıtılmıştır {1239}. Başbuğt labilenlerle beraber Macaristan'a iltica etmiştir. Kuman-Kıpçaklar'ın kalık bir kısmı da İtil Bulgarları'nın topraklarındaki ormanlık sahaya gitmişle: Böylece Moğol istilâsı eski İtil yurdunun tamamen Kıpçaklaşmasındabüyi rol oynamıştır. Altun-Ordu devleti kurulduktan (1256) sonra, "De^t-iKiff tabiri daha uzun bir müddet kullanılmışsa da, Kuman-Kıpçaklar'ınartıklıi^ kuvveti ve varlığı kalmamıştır.
Kuman-Kıpçaklar’ın doğuda bu şekilde varlıkları sona ererken, Mısır'dıl» dilerini daha iyi ortaya koyduklarını görüyoruz. Abbasîler’den itibaren*? İslâm devletlerinde saray muhafız kıtalarında Türkler’den oluşan bidı^ kullanılmıştır. Nitekim bu usul Mısır'da Eyyûbîler tarafından da uygulanma Eyyûbî Devleti askerî gücünü yabancılardan sağlamak durumunda karf Bu sıralarda dağınıklıktan ve gittikçe daralan imkânlar yüzünden hayatşaî*** zorlaştığında özellikle de kıtlık ve hayrvan hastalıklarının zuhur ettiği Deşt-i Kıpçak’da yaşayan Kıpçaklar, Oğuzlar ve Çerkesler gençlerini Mısıraf
karşılığında göndermişlerdir. Gönderilenler Mısır’da eğitilmişler ve daha sonra da Eyyûbî Devletinin ordusunda görev almışlardır, tzzüddin Aybeg 1250'de Eyyûbî sülâlesine son vererek sultan ilan edilmiş ve böylece Mısır'da kurulan "Mısır Türk Devleti" kısa zamanda Kuman-Kıpçaklar’ın eline geçmiştir. Bu devletin sultanlarını Sultan Kotuz (1260-1277), Sultan Kalavun (1279-1290) gibi hepsi Kıpçak menşeili idi..
Kıpçaklar Doğu Avrupa’da Rus kaynaklarının ifadesine göre ilk defa 1030-1060 yıllarında görülmüşlerdir ve Peçenekler’i tâkiben XI. yüzyılın sonu ile XII. yüzyılın başından itibaren de Balkanlar’a inmeye başlamışlardır. 1064’de Transilvanya (Erdel)-Macaristan yönünde ilerlemişler ve böylece Güney Rusya, Moldovya, Eflak bölgelerini tamamen ele geçirmişlerdir. Kuman-Kıpçaklar Tuna’nın güneyine ise ilk defa Peçenekler’in müttefikleri olarak o sıralar (1078) Edirne’ye kadar giden Bizans imparatoru VII. Mikhail Dukas (1071-1078) zamanında gelmişlerdir. Daha sonra ise Aleksi Komnenos (1081-1118) döneminde yine Peçenekler’in vasıtası ile gelmişlerdir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi İmparator Aleksi Komnenos’un, 1087’de Peçenekler’in elinde bulunan Silistre’yi almak için harekete geçtiğini haber alan Başbuğ Tatuş, yardım istemek üzere Kumanlar’a gitmiştir. Ancak Peçenekler Kumanlar’ı beklemeden savaşı başlatarak büyük bir zafer kazanmışlardır. Az sonra her iki Türk kavmi arasında ganimetlerin paylaşılması konusunda anlaşmazlık çıkmış ve Kumanlar bundan sonra Peçenekler'i en büyük düşmanları olarak görmüşlerdir. Bizans bu durumu iyi değerlendirmiş ve 1091 yılında İmparator Aleksi, Bonyak ve Tugorkan idaresindeki 40.000 Kuman atlısını yardımını sağlayarak Peçenekler’e ağır bir darbe indirmiştir. Daha sonraki yıllarda Lehistan ve Macaristan (1091)'a akınlar düzenlemişlerdir. Macar Kralı Lâsziö zamanında (1077-1095) bu kralın himayesine giren Kıpçaklar Macaristan’ın farklı bölgelerine yerleştirilmişlerdir.
Bizans kaynaklarında bundan sonra 1114 yılına kadar Kumanlar hakkında her hangi bir bilgiye rastlamıyoruz. Bu tarihte Kumanlar Tuna’nın kuzeyine gelerek geri dönmüşlerdir. Kumanlar yine 1148’de geldiklerinde Tuna’nın güneyini geçip bir şehri ele geçirmişlerdir. Bu sırada Filibe’de Adriyatik üzerine bir sefer hazırlığında olan Bizans İmparatoru /. Manuel Komnenos (1143-1180) bu hazırlığı yarıda kesmiş ve Kumanlar’a karşı yardım beklemiştir. Ancak bu sırada Kumanlar’ın pek çok ganimet elde ederek geri döndüklerini öğrenmiştir Arkalarından gitmişse de sadece terk ettikleri kamplarını bulmuştur. Kumanlar ise bundan sonra hemen geri çekilmişlerdir. Yine Kumanlar İmparator Manuel ile Macar Kralı II. Ceza (1141-1161) arasındaki meseleden istifâde ederek 1154 veya 1155’de Tuna’yı geçerek yakın köyleri yağmalamışlardır. Kaynaklar 1159 veyall60’da İmparator Manuel’in Selçuklular üzerine yaptığı seferden dönerken Tuna’nın aşağısında Kumanlar’la karşılaştığını ancak Kumanlar’ın sayıları az olduğu için Bizans’la karşılaşmaktan çekinerek nehri geçip geri çekildiklerini belirtirler.
Sofya, Tırnova bölgesine, Vratsa etrafına, Vidin ve Kotel'e, Vit neJ^S na, Silistre bölgesine yerleştiklerini görmekteyiz. Bilhassa Plevne Pemik ve Sofya’nın etrafındaki yerleşme yerlerinin adlarının Türkçe menşelidir (Kumanite, Kumanovtsi, Kumanitsa vs].
1185-1237 yıllan arasında Tuna'nın güney bölgesinde kalabali, de yaşayan Kurnanlar, Bulgarlar'ın Bizans'a karşı giriştikleri bağına, cadelesinde (1185-1195] ve II. Bulgar Devleti'nin kurulmasında biiynu' oynamışlardır. Bunda II. Bulgar Devleti'nin başına geçen ve Ulahlar'n,( ki Romenler’in] teşkilâtlanma tarihinde mühim rol oynayan Çar Asen^' 1196]'in Kuman menşeili olmasının da büyük rolü vardır. Yine sonra|(jj,' hükümdarlarının bir kısmı da Kuman idi.1185 yılında Tırnova'da yan neticesinde Peter ve Asen adındaki kardeşler burada devletlerini 15. lardır. Bu sırada Bizans’ın Anadolu Selçuklular’ı ile uğraşmak zorunda^ kardeşlerin işini kolaylaştırmış ve daha sonra Asen devletin başına gepjj Ancak bu ilk başarılardan sonra İmparator II. İsaak Angelosim (1185,||, 1186’da Kuzey Bulgaristan'a giren askerleri karşısında geri çekilmek zof, kalmışlar ve Kumanlar’dan yardım istemişlerdir. Kurnanlar hemen Tunaj^ larına gelerek Peter ve Asen’e yardım etmişlerdir. Kardeşler onların yardınj ile tüm Mizya’yı alıp Koca Balkan'ın güneyinde bulunan diğer Bulgartopıai^ na yönelmişlerdir. Bundan sonra Kumanlar’ın tüm savaşlarda Bulgarlartiti tefıkleri olduğunu görüyoruz. Buradan bu sıralar Kumanlar'ın esas gâçb Tuna nehrinin kuzey bölgesinde bulunduğunu söyleyebiliriz. Kumanlarb smda başarı kazanamayacağını anlayan II. İsaak 1190’da Tırnova etrafiıiı 1191'de de Filibe yakınlarındaki askerlerini geri çekmiştir. 1198 veyall Asen’in ikinci kardeşi yeni Bulgar Çarı Kaloyan (1197-1207] yanındaki çok? daki Kuman birlikleriyle beraber Konstantinopolis (İstanbul]’a kadargelııî Kurnanlar, Kaloyan'ın beş yıl süren seferi sırasında Makedonya'ya kadargtlî 1er ve Bulgarlar'la beraber Trakya'yı yağmalamışlardır. IV. Haçlı seferi (13fil 1204] sırasında Konstatinopolis'in ele geçmesinden sonra 14.000 kadarKı® süvarisi Kaloman’ın Edirne (1205]’deki büyük zaferine yardımcı oiraı# Kurnanlar 1206'da Bulgar müttefiki olarak Trakya’ya gelerek buradaki pek® şehri yağmalamışlardır. 1207’de Edirne ve Selanik kuşatmasında yer al# dır. Çar Kaloya'nın ölümüne kadar Kurnanlar ona her seferinde yardıınf® lerdir. Bunun en önemli sebebi Kaloyan'ın bir Kuman prensesi ile evli olıs* idi. Kaloyan döneminde Bulgar Krallığı daha da kuvvetlenmiş ve KaloyanF“f kilisesinin Roma kilisesi ile birleşmesini kabul etmiştir. Kaloyan'ın ölünı|^
BALKANLAR EL KİTABI |209
sonra da yeğeni Boril, onun dul eşiyle evlenerek, bundan sonrada Kumanlar'ın Bulgarlar’a yardıma devam etmelerini sağlamıştır. Ancak 1213 veya 1214’de Borü'in Kuman asıllı Çariçe’den ayrılıp Latin İmparatorunun yeğeni ile evlenmesi Kuman-Bulgar yakınlaşmasının sonunu hazırlamıştır. 1214'de Vidin’de Çar’a karşı başlayan isyana Kumanlar destek vermişlerdir. Çar Boril ile eski Çar Asen’in oğlu II. han Asen arasındaki mücadelede Kumanlar İvan Asen'den yana tavır almışlardır. 11. İvan Asen’de iktidarda kaldığı (1218-1241) süre içerisinde daima Kumanlar’ın yardımından istifâde etmiştir. 11. İvan döneminde Bulgar Devleti eski gücüne kavuşmuş ve Bulgaristan toprakları üç denize birden yeniden açılmıştır. Meriç ırmağı ağzına kadar Trakya, Makedonya ve Arnavutluk’un tümünü Krallığına bağlamıştır. Ayrıca 11. İvan "Bulgarlar'm ve Yunanlılar'ın Çan" (1230) ünvanına sahip olarak, 1. Asen'in aksine Roma ile birleşme politikasından vazgeçerek İznik Rum kilisesi ile anlaşmış ve iki yüzyıl aradan sonra Bulgar Patrikhanesini yeniden (1255) kurmuştur. Kral II. Asen, İstanbul’da zayıf bir Bizans İmparatorluğunun bulunmasından yararlanarak Krallığını çok güçlü bir duruma getirdiği sırada doğudan gelen Moğol orduları, Bulgaristan topraklarına kadar ilerleyerek Krallığı zayıflatmış ve bundan sonra Krallık bir gerileme sürecine girmiştir.
1223’de Kalka’da Moğollar’a yenilen Kumanlar 1237’den itibaren Avrupa’ya göç dalgasını başlatmışlardır. Özellikle 1240-1241 yılları Moğollar’ın Rus topraklarını ve Kıpçak bozkırlarını istilâ ettiği yıllardır. Bunun üzerine Kumanlar’dan bir grup Aşağı İtil ve Don boyundan Orta İtil ve Bulgaristan’ın dağlık ve ormanlık alanlarına gelmişlerdir. Yine bu savaştan sonra günümüzdeki Moldovya topraklarına başbuğları Boruç Han’la giden Kumanlar, o zaman "Kuman/o" denilen bölgeye giderek (Kuzeydoğu Romanya) Hıristiyanlığı kabul etmişler ve kendileri için de bir piskoposluk kurmuşlardır (1233).sigorta sorgulama