sigorta sorgulama ve balkanlar konular
Bizans imparatorluğunun parçalanan yapısından Bizans’ın varisi olduğunu iddia eden üç devlet ortaya çıktı. Bunlar III. Aleksios’un damatlarından biri olan Theodoros Laskaris’in idaresinde İznik İmparatorluğu ki bu imparatorluk 1261 yılında İstanbul Latin İmparatorluğuna son vererek İstanbul’u tekrar ele geçirecektir. Diğeri I. Andronikos Komnenos’un torunları Aleksios ve David idaresinde Trabzon merkez olmak üzere Karadeniz’in kuzeydoğu kıyılarında kurulan Trabzon Rum İmparatorluğu ki bu devlet varlığını 1461 yılına kadar sürdürecektir. Sonuncusu ise Michail Komnenos Dukas tarafından 1205 yılında Epir’de kurulan Epir Despotluğu idi ki bu devlet varlığını 1318 yılına kadar devam ettirdi.1204 yılında parçalanan Bizans İmparatorluğundan ortaya çıkan siyasi yapılanma kısaca şöyle idi: Anadolu’da Selçuklu Türklerini, Kuzey Ege ve Marmara Denizine inmesini durdurmaya çalışan İznik İmparatorluğu, Trabzon’da ise, İznik İmparatorluğunun üstünlüğünü kısa zamanda kabullenmek zorunda kalan Trabzon Rum İmparatorluğu, Balkanlarda ise merkezi Arta ve Yanya olan Epir Despotluğu. İstanbul’dan Mora Yarımadasına kadar uzanan ve içinde Selanik Krallığı, Atina Dukalığı, Akhaya prensliğini barındıran Latin İmparatorluğu ve bu bölgelerdeki ticareti Venedik’ten İstanbul’a kadar kontrol eden Venedik Devleti bulunuyordu. Bu siyasi oluşumlara daha sonraki dönemlerde Anadolu Selçuklu Devletinin zayıflamasıyla ortaya çıkan Ege Denizi sahillerindeki Menteşe ve Aydın, Saruhan ve Karasi gibi Batı Anadolu Beylikleri ve Osmanlı Devleti, Balkanlarda Sırbistan Devleti ile Bulgar Çarlığı, Katalanlar ve Romanın etkisindeki Macaristan krallığı da eklenecektir.
Bizans toprakları üstünde kurulan Latin İmparatorluğu pek çok şeyi hiç değiştirmeden kabullendi. Bizans pronoiasmı olduğu gibi benimsedi. Hatta Ostrogorsky’ye göre Bizans pronoiası ile batının feodumu arasında hiçbir fark yoktu. Pronoia sahiplerine daha önceki haklarının devam edeceği teminatı verildi. Böylece pronoia sahipleri sadece efendilerini değiştirmiş oluyorlardı. Halk ise ister Latin, ister Bizanslı pronoia sahiplerine vergi veriyor olsun, genelde aynı kalıyordu. Bizans kırsal bölgesindeki aristokrasi pronoialarmı muhafaza etmek şartıyla Latin hakimiyetini kabul etmeye hazırdı. Bunun aksi durumlarda asalet sınıft ayaklanmakta tereddüt etmiyordu. Örneğin Trakya’da pronoia talepleri ret edilen asalet sınıfı Bulgar Çarı Kaloyan’ı ülkeye davet ettiler. İsyan çok hızlı yayıldı. 14 Nisan 1205’de Kaloyan’m Bulgar-Kuman birlikleri bizzat Latin İmparatoru Baudouin’in de bulunduğu şövalye ordusunu Edirne yakınlarında
Pıa etti. Baudouin esir alınarak Tırnova’ya götürülmüş ve burada ölmüştür.
olay Balkanlarda hakimiyet kuracak olan imparatorların yerel aristokrasi ile tora halinde çalışmaları gerektiğini gösteren tipik bir örnektir.
BALKANLAR EL KİTABİ İ227
[Heraklia) ve Amasra'yı (Amasris) İznik İmparatorluğuna bıraktı. Sinop ise 1214 yılında Anadolu Selçuklu Devleti tarafından alındı. Bundan sonra Trabzon Rum İmparatorluğu iki buçuk asır tecrit edilmiş olarak kendine özgü hayatını Bizans’tan uzak 1461 yılına kadar devam etti.
Buna karşı Epir, MihaiTin Angelos’un (1204-1215) önderliğinde büyük bir öneme sahip oldu. Önce Draç bölgesini, daha sonra da Akarnania ve Aitolia bölgelerini alarak Patra Körfezine kadar uzanan ve merkezi Arta olan bağımsız bir Bizans Devleti ortaya çıktı. Epir Despotluğu da İznik İmparatorluğu gibi İstanbul'u Latinlerden alarak Bizans’ı tekrar ihya etmeyi planlıyordu. Mihail Angelos’un yerine 1215 önhnda tahta çıkan kardeşi Theodoros, Bizans’ın varisi olduğunu göstermek amacıyla Angelos, Dukas ve Komnenos soyadlannın üçünü de birden kullandı. Theodoros Angelos, Latinlere karşı şiddetli bir mücadeleye girişti,1207 yılında öldürülmüş olan Boniface de Monferrat’ın krallığına saldırdı, 1224 yılında Selanik’! ele geçirdi ve Boniface’ın kurduğu krallığa son verdi. Böylece Bizans toprakları üzerinde kurulmuş olan Haçlı devletlerinden birisi yok oldu. Theodoros Angelos, böylece Epir Despotluğunun sınırlarına Tesalya ve Makedonya’yı de katarak Adriyatik’ten Ege Denizine kadar ulaştı. Tesalya ve Makedonya’nın Epir Despotluğunun eline geçmesi Atika bölgesindeki Atina Dukalığı ile Mora’daki Akhaya Prensliğinin, merkezi İstanbul olan Latin İmparatorluğu ile kara bağlantısının kesilmesine neden oldu. Bu da zaten merkezle bağlantıları zayıf olan bu devletlerin daha da bağımsız hareket etmelerini sağladı. Epir Devletinin bu başarısı ile eski Bizans sınırları içinde ikisi Grek, biri Latin olmak üzere üç imparatorluk ortaya çıktı.
Dördüncü Haçlı seferinden sonra Mora ve çevresinde ise aşağıdaki siyasi yapılanmalar oluştu. 1204’ün Ekim ve Kasımında Bonifas, Tempe vadisi’nden geçerek Tesalya ovasını işgal etti ve sonra da ThermopyIae Geçidi’ni zorlayarak Thebe ve Atina’yı aldı. Daha sonra, Korintos berzahını geçerek Mora üzerine hücum etti ve Anabolu’yu kuşattı. Boniface, Latinlerin tarihini, yazan meşhur tarihçinin aynı adı taşıyan yeğeni Geoffrois de Villehardouin’la Anabolu’da buluştu. Geoffrois de Villehardouin’in yanında eski bir arkadaşı ve aynı zamanda Champagne kontu Hugh’un büyük oğlu olan VVilliam de Champlitte’e birlikte Mora’nm kuzey ve batı sahili boyunca ilerlediler. Patra ve Pondikos’u hücum ile aldılar, ve Andravida onlara kapılarını açtı. Halk gelerek bağlılıklarını bildirdi. Halkın malları ve gelenekleri muhafaza altına alındı. Sadece Arkadya şehri 1205 Şubatına kadar karşı koydu.
Sonra batinler Messenia’nın fethini tamamladılar ve Arkadya ve Lakonya hariç olmak üzere tüm Mora’yı işgal ederek ülkenin iç bölgelerine doğru ilerlediler.
Böylece VVilliam de Champelitte, Papa 111. Innocent’in Kasım 1205 yılında verdiği Akhaya Prensi unvanıyla Mora’nın hakimi oldu. Bu unvan, seleflerinin de
Bu arada Selanik’ten Argolis Körfezine kadar olan tüm bölgeni^, Monferrat de Boniface, aldığı toprakları arkadaşları arasında dağıttı,H|-kuzeyindeki Attika bölgesini Burgundian’lı Othon de la Roche’a yg,^" Lortluğu’na verdi; İtalyan Albertino ve Canossa’lı Rolandino, ThebeLortli aldı; Avesnes’li |ames’e, Negreponte (Eğriboz) Lortluğu’nu verdi ki buıgl bir süre sonra Verones Ravano dalle Carceri kaldı; Guy Pallavicini, pylae yakınındaki Bodonitsa’yı ve Laon bölgesinden bir şövalye olan mencourt’lu Thomas’a da Stromoncourt diye isimlendirilir-Delfi kalıntılaru. uzakta olmayan antik Amphissa’yı yani Salona’yı aldı. Tesalya ve Makedoııy)| gesinde, Domokos, Velestinon, Larissa (Yenişehir), Platamon, Kitrosvedjjjı leler Almanlar, İtalyanlar, Burgindian, veya Provansak Haçlıların hissesinej tü. Bunlar arasında Katzenellobogenn kontu Berthold, Daun’lu VVierich.An:^ Pofey, Orlando, Pescia, Colignily’li Hugh ve diğerleri vardı. Bonifas Makedon Christopolis (Kavala) ve Serez (Serres) gibi belli başlı bazı şehirleri kralıydı leleri olarak kendisine ayırdı. Selanik Krallığı böylece Rodop (Rhodope)ıl^ rından Mora’ya kadar genişledi ve burada Akhaya (Achae) Prensliği ûzeıj; egemenlik haklarını büyük ölçüde kullandı.
Ege’de zengin bir Venedikli olan Marko Sanudo masraflarını kendisiniıb şıladığı küçük bir filo oluşturarak 1207 yılında bazı arkadaşlarının dayank la Naksos (Naxos) ve Kiklad (Cyciades) adalarının büyük olanlarını ele geç Kuzeni Marino Dandolo, Andros’un lordu olurken, Andrevv ve Jeremialıft Tenos (Tinos), Mikonos (Myconos), ve Kuzey Sporad (Sporades) Adalannı,|!; Qerini ise Astypalea’yı (Stampalia) aldı. Jacob Barozzi, Tira (Thera=Sante ve Leonard Foscolo, Anafi’ye (Anaphe) sahip oldu. Hepsi de Marco Sanutt vassalı oldular. İstanbul imparatoru Henry, Naksos (Naxos), Paros, Milos,SI Kitnos ve Siros ’la birlikte Arkipelaga (Archipelaga) Dükü unvanını M; Sanudo’ya verdi. Apulia’lı bir İtalyan olan Maio Orsini, Kefalonya (Cephalt İtaki, (İthaca) ve Zakintos (Zante = Zacynthus)’a yerleşti. 1207 yılındaVenei' bir vasalı olduğunu kabul etti.
1204 IV. Haçlı seferinden sonra Mora’da gerçekleştirilen bu taksimat’ kasi Andravida olan Frank Prensliğinin 1205 yılından 1430 yılına ka^ ren 225 yıllık ömründe, çeşitli mücadelelere baz oluşturmuştur. Geoit
Villehardouin (1226-1246) ve II. VVilliam Villehardouin (1246-1278) 'un ilk yıllarında Mora Frank Prensliği sınırlarını tüm Mora yarımadasına yaymış, Mistra, Manya ve Monemvasya’da kaleler inşa etmiştir. Ancak 1259 yılında yapılan Pelagonya (Manastır, Bitolya) savaşı sadece Epir ve İznik Grek Devletleri’nin kaderini değil bu savaşta Epir Despotluğunu destekleyen Mora Frank Prensliğinin de kaderini değiştirmiştir. Pelagonya savaşından sonra Mora Frank Prensliği ile yapılan İstanbul anlaşmasının ardından Bizans, Mora'da, Monemvasya, Magna, Yeraki, Mistra'yı almış ve tekrar varlığını bu bölgede tesise çalışmıştır. Bu savaşı takip eden yıllarda 1261’de İstanbul’un Latinlerden alınarak tekrar Bizans'ın kurulması Mora’daki bu çalışmaları hızlandırmıştır. Ancak Bizans, İstanbul’un alınmasında gösterdiği başarıyı Mora’da Franklara karşı hiçbir zaman gösteremeyecek ve Bizans, Mora’nın tek hakimi olamayacaktır. 1303 yılında Roger de Flor komutasında başlayan ve Mora’ya kadar uzanan sergüzeşt Katalan yağması Mora Prensliğinin çöküşünde ana rol oynayacaktır.sigorta sorgulama
